Adres

Ziya Gökalp Cad. No:37/2 Kızılay Ankara

Telefon

05059977999

Bası yaraları, vücutta basınca maruz kalan genellikle kemik çıkıntıları üzerindeki yumuşak dokularda dolaşım bozukluğu sonucunda oluşur. Eski isimlendirmede bu yaralar decubitis ülseri olarak tanımlanırdı. Latince yatmak anlamına gelen decumbere sözcüğünden türetilmiş olan dekübitis ülseri ve yatak yarası terimleri de bası yarası ile eş anlamlı olarak kullanılmakla beraber bası yaraları sadece yatan hastalarda değil tekerlekli sandalye kullanan hastalarda da görüldüğü için yetersiz kalmaktadır. Bu yaraların gelişmesindeki en önemli etken basınç olduğundan bası yarası terimi en doğru isimlendirme olarak kabul edilmektedir.

Bası yaraları kronik hastaların bir sorunu gibi görünse de, ülserlerin başlangıcı genellikle hastalıkların akut dönemine rastlar. Bunun nedeni akut hastalık sırasında dikkatlerin hastanın birincil sorununa yönelmesi ve ülser gelişme riskinin sıklıkla dikkate alınmamasıdır. Ülserlerin %63’ü hasta henüz hastanede yatmakta iken gelişmektedir. Kardiovasküler hastalıklar sırasında %41, akut nörolojik bozukluklar sırasında %27 ve ortopedik yaralanmalar sonrasında %15 sıklıkta bası yarasının geliştiği bildirilmiştir. 

Bası yaralarının gelişmesindeki en önemli etken basınçtır. Yumuşak dokuların özellikle altındaki kemik çıkıntılar sebebi ile basınç altında kalarak sıkışmaları dokuların beslenememesine neden olur ve devamlı basınç önlenmez ise ülserler ve doku ölümü gelişir. Felçli hastalardaki ağrı duyusundaki kusur ve hareket kaybı, basıncına bağlı ağrının algılanamamasına, algılansa dahi hareket kaybı nedeniyle bu basıncın ortadan kaldırılamamasına yol açar. 
Nem, enfeksiyon, sürtünme ve hastanın taşınması sırasında ortaya çıkan makaslama kuvvetleri gibi dış faktörler, buna ek olarak hastanın genel durum bozukluğu, beslenme problemleri, ileri yaş, diabet ve ödem gibi hastaya bağlı faktörler de dokunun basınca karşı direncini azaltarak bası yaralarının gelişmesini kolaylaştırır.

Bası Yaralarının Sınıflandırılması

Bası yaralarında, yaranın derinliği açısından değişik sınıflandırmalar kullanılmakla birlikte en sık kullanılan sınıflandırılmaya göre 5 evre mevcuttur. 

1. Evre: Deride kızarıklık ve ödem vardır. Bası kalkar, iyi bakım yapılırsa hasar geri dönüşümlü olup iyileşme çoğunlukla tamdır. 

2. Evre: Deri altı doku içine ilerlemiş yüzeyel doku ölümü mevcuttur. Cerrahi dışı tedavilerle iyileşme sağlanabilir.

3. Evre: Deride tam kat doku ölümü vardır. Hasar deri altı dokuya inmiştir. İkincil enfeksiyon eklenirse yara zorlu hale gelir. Geniş lezyonlarda cerrahi girişim gerekir. 

4. Evre: Hasar kemik dokusunu da içine almış, kemik çıkıntıya kadar inmiştir. Tedavi cerrahidir. 

5. Evre: Lezyon kemik dokusu, eklem ve vücut boşluklarına yayılmış. Kemik enfeksiyonu, patolojik kırıklar, eklem çıkıkları, iç organlara ağızlaşma olabilir, bakterilerin dolaşıma geçişi meydana gelebilir. Hasarın yayılımına göre hem her zaman ciddi vakalardır. Tedavi cerrahidir.

 

Sayfamızı Paylaşın

Haberler

Örnek Haber

Kaliteden taviz vermeden en kaliteli ve ileri teknoloji kullanılarak bitirdik.detay... 2019-09-18

Güncel Haber

Sektörünüzden güncel bilgiler ve haberler.detay... 2019-08-14

© Evde Sağlık Hizmeti Türkiye 2020